23 Kasım 2018 Cuma

26.09.2014


O, otoyol kenarında bir ağaç...  Bir avuç toprağında, betonların arasında, egzoz dumanları soluyarak hayatına devam ediyor..
   Sararmış yaprakları ve kırılmış zayıf dalları var. Belli ki zor fırtınalar atlatmış. Hem onunla özel olarak ilgilenecek,kırılmış dallarını budayacak,sararmış yapraklarını temizleyecek,toprağını gübreleyecek bir bahçevanı da yoktur.
   O özenli bahçelere uzaktan bakar. Güzelim çiçeklerle bezenmiş yemyeşil parklardaki ağaçlara özenir. Onların yerinde olmak ister, belki de boyluboyunca uzanan bir vadide arkadaşlarıyla boy ölçüşmek. Sevilmek ister,ilgi ister, hatta birazcık şımartılmak. Gölgesinde piknik yapsınlar, dallarına salıncaklar kursunlar, yükseklerine tırmanıp şiirler yazsınlar ...neşe dolu kahkahalar yapraklarında yankılansın ister.
  Ama ne yapsın? Kaderi böyledir. O seçmemiştir kök salacağı yeri. Nereden bilsindir etrafına otoyol yapacaklarını.. Beton yığınlarının arasında müebbet yaşayacağını. .. Nereden bilsin her gün zehir soluyacağını.. Ve... yapayalnız kalacağını .. Hızla geçen arabaların içindekileri o göremez ki içindekiler onu farkedip ona gülümsesinler, el sallasınlar..
   Vazgeçmemiştir ama. Güneşten bunalıp ona sığınanları büyük bir onurla kabul eder. Küçücük gölgesine bakmadan, sanki ulu bir çınarmış gibi gururla gölgelik eder onlara. Çelimsiz dalları arasında, az sayıda da olsa morun en güzelinden,eşsiz çiçekler açar. Olur da onu farkeden olursa mutluluk dolsun içine, gülümsesinler diye..
   Buradayım der. Vazgeçmedim. Bıkmadım. Usanmadım. Yılmadım. Yeşillendim. Çiçeklendim. Güzellikler sundum. Zehir sundular, temizledim. Hizmetini ve görevimi bir gün bile aksatmadım. Kendimce güzelleştirdim hayatımı. Kendimce bana lutfedilenle en güzelini yaşadım  der. Kimse teşekkür etmese de..
   Ve biz ona bakarken hayranlıkla, utanırız kendimizden...

#küçükyazılarım

Hiç yorum yok: