5 Mayıs 2019 Pazar

Bu sabah da her sabah olduğu gibi ezanlarla uyandı kadın.. Açtı pencereyi. Soğuktu hava ve yerler ıslaktı.. Belli ki gece yağmur yağmıştı.. Üşüdü ama Ezan sesini sabahın sessizliğinde dinlemeyi çok seviyordu.. Her sabah pencerenin önüne oturur,denize doğru yankılanırken Ezan, soğuktan içi ürpererek dua ederdi Rabbine.. Gönlünden geçen dilekleri vardı ve Ezan sesine kendi sesini ekleyerek kendince onları iletiyordu ulaşması gereken yerlere.. Neler yoktu ki dualarında, kimler yoktu ki... Hatta kendini unutuyor bazen ve en sona alelacele ekleyiveriyordu o da yetişsin diye... Utanıyordu istemekten, Ama başka çaresi de yoktu istemekten...
    Sabahın bereketi evine dolsun isterdi.. Her sabah yaz kış demeden pencereyi açma sebebi buydu.. Bereket doluyordu gerçekten ve çok emindi bundan.. Namazını kılıp çocuklarını tek tek uyandırdı.. Ancak kalkıyorlardı.. Onlar ayılana kadar pantolon ve tişörtlerini ütüledi.. Oğlu ve kızı giyinmeye başlarken küçük oğlunu öpüp severek uyandırdı.. Anasınıfına gidiyordu ve zorla kaldırıp okuldan soğumasını istemiyordu.. Oynaşa oynaşa en küçüğünü uyandırdıktan sonra, 7.sınıftaki oğluna ve 3.sınıftaki kızına beslenme hazırladı.. Herkes gibi sürekli hamurişi koymazdı.. Sürekli harçlık da vermezdi.. Evde ne pişmişse onu koyardı.. Hem çocuklar yemek seçmesin hem de sağlıklı beslensinler diye... Arada harçlık verdiği de oluyordu elbet..
    Çocuklar vaktiniz var kahvaltı yapın.. dese de kızı oyun oynadı, oğlu saçlarına fön çekti.. Bu arada ufaklığı giydirdi.. Kendi hazırlandı.. Hem aç gitmesinler hem de soğuk havalarda dirençli olsunlar, hastalanmasınlar diye yarımşar fincan Ballı içirdi.. Her sabah yaptığı şeydi bu.. Geçen sene çok faydasını görmüştü.. Bu sene de hastalıksız geçsin istiyordu..
    Sımsıkı giydirdi çocukları.. Beraber indiler.. Arabanın kilidini açtı ve çocuklarını oturttu.. Yağmur hızlı yağıyordu.. Çabuk çabuk yerleştiler.. Yerlerde sular birikmişti.. Gözleri doldu.. Geçen sene, yine böyle şiddetli yağmurda, ay sonunda kalan son parasına ekmek almak zorunda olduğu için, dolmuşa binememişti.. Küçüğünü kucağına alarak, akan yağmur sularından geçmek zorunda kaldığı için botları su almıştı.. Eve döndüğünde saatlerce ısıtamamıştı kendini... O zamanlarını hatırladı ve şükretti.. Süzülen iki damlaya sonsuz şükürler sığdırdı.. Her metrekaresi emekti altındaki arabanın.. Her metrekaresi sabır, azim ve çaba... Yağmurdan yavaş süzülen gözyaşlarını çabucak sildi.. Çocukları görsün istemezdi. Yolda gördüğü ve ıslanmış 2 çocuğu daha arabasına aldı.. Dikkatle, su sıçratmadan ilerledi.. Geçmişte üzerine su sıçratan çok araba olmuştu ve en hassas olduğu şeydi bu..
    Okul yolu çok uzun değildi ama yol boyunca arabasını alana kadar yaşadıkları bir bir aklından geçti.. İşini çok seviyordu. İşi için yaptığı herşey ona keyif veriyordu.. Bunca zaman sabırla çalışmasının sebebi buydu.. Geçen sene okul yolunda ıslanırken kendi kendine söz vermişti.. Çocukları ve başka annelerin çocukları yağmurda ıslanmayacak üşümeyeceklerdi.. Çok çalışmıştı.. Umutsuzluğa kapıldığı anda kendine verdiği söz aklına geliyor, düştüğü yerden kendini kaldırıyor yoluna devam ediyordu... Sadece kendisi değil ona bağlı tüm iş ortakları da araçlarını haketmişlerdi.. En çok da bunun gururu onu mutlu ediyordu.. Başka hayatlara dokunabilmek, müthiş bir şeydi..
    Sırayla çocukların herbirini, geç kalmadan okullarına bıraktı, ve halletmesi gereken birkaç işi halletti, evine döndü.. Evini toparladı, 2-3 iş görüşmesi yaptı, hafta sonuna 4 randevu ayarladı.... Yağmuru izleyip uzaklara dalmayı severdi.. Bir kahve yaptı kendine.. Mutfak penceresine oturdu, kahvesini yudumlamaya başladı.. Öğle Ezanı okunuyordu ve yine pencereyi açtı, dua etmeye başladı...

"Rabbim, hayalimi gerçek eyle "

Âmin 🙏💟

#küçükyazılarım

28.11.2016

Hiç yorum yok: