5 Mayıs 2019 Pazar

Kadir gecesi gelince aklımdaki en kuvvetli hikayeler bu camide geçen günler... Burası İzmir-Basmane Fettah Camiî...
    Bayraklı'daki evimizden zannediyorum evsahibi sorunu yüzünden çıkmıştık, ve belki de maddi durumlar yüzünden Babamın Basmane'deki atölyesinin üst katına taşınmıştık. Babam alaylı bir Diş Teknisyeniydi ,Baba mesleğini devam ettiriyordu. Osmanlıdan kalma oldukça eski bir ahşap binanın en alt katında konfeksiyon atölyesi, orta katında Babamın Diş Prothez Laboratuvarı ve yarısı derme çatma bir mutfak olan atölyesi, karşı odasında Cibinlikçi Ali Elbi Amca ve en üst katında Tayfun ,Ahmet ve Musa Abi üçlüsü yerleşmişti.. Babamın Çerkes akrabaları olan bu sevimli ve aşırı eğlenceli abiler daha sonra oradan taşınacak ve 1 oda 1 sofa 1 teras bolca gömme dolaptan dan oluşan üst kata biz yerleşecektik..
     Biz ilkokul 4 e henüz geçmiştik Basmane ye merhaba dedik ve tüm öğrenim hayatımızı orada tamamladık.. Bu ev ile ilgili anılarım o kadar çok ki gerçekten yazsam kitap olabilir hani... 😄
   Fakat her Kadir gecesinde içimde hem buruk hem tatlı bir his kalmıştır bu Cami ile ilgili...
    Her Ramazan dolu dolu misafir ağırlardık fakat zirveyi Kadir geceleri yapardık.. Kaç kişiye yemek verdik sayısını hatırlamıyordum fakat onca yemek o bir avuç mutfaktan nasıl çıkıyordu? , Annem bunu nasıl başarıyordu? O kadar bulaşığı elimizde nasıl yıkayıp bitiriyorduk? Hem de sadece sabah 6 da çeşmelerinden su akan bir İzmir'de... 😕
    Cibinlikçi Ali Amca'nın odayı boşalması ile orası da bize kalmış,davetlerde yer sofrası açmak için bir oda daha kazanmıştık. İtina ile sofralar hazırlanır, Tam bir aşevi sistematiği ile servisler geciktirilmez, yemekleri yiyenlerin memnuniyetleri ve duaları tüm yorgunluğumuzu süpürüp silerdi.. 🌸
    Yemeklerini bitiren misafirler bir odaya toparlanır, Çay servisi başlar, Onlar söz sohbet ederken biz bulaşıkları bitirir, mutfağı toparlardık.. Daha sonra teravih namazı için camiye giden misafirlerin ardından kalan bardakları da toparlar, yıkar elimizin ıslağı kurumadan camiye koşardık.. 😄
      İlkokul, ortaokul ve liseyi aynı okulda okuduğum fakat lisede kanka olduğumuz ilk ve tek arkadaşım Yeliz caminin kapısında beni bekler, sanki hiç görüşmemişiz gibi birbirimizi bulmanın mutluluğu ve heyecanı ile koşa koşa yukarı kadınlar mahfiline çıkardık... Yanyana saf tutar, tam bir ciddiyet ile namazımızı kılar, aralarda küçük sohbetler edip gülüşürdük.. Etraftaki teyzeler bizi asık bir suratla azarlar, biz onlara da kıs kıs gülüşürdük.. 😄
   Çocukken ne güzel oluyor insan.. Herşeye gülebiliyor.. Büyüdükçe gülecek sebeplerimiz azalıyor... 😔
    Kadir gecesinde, Fettah Camiî 'de asıl olay teravihten sonra başlıyordu... O mahalle arası küçük camide Peygamber Efendimiz (SAV)in Sakal-ı Şerîf 'i vardı.. Ve teravih sonunda cemaat camiyi boşaltmaz, Cami İmamı İbrahim Hoca ile birlikte Selavatlarla 40 bohça içine sarılmış küçük bir cam fanus içindeki mübarek Sakal-ı Şerîf çıkarılır, herkes sırayla öpüp başına koyardı... Biz Yeliz ile üst kattan perdeyi hafif aralayıp onları izlerdik.. Ve tabi yanımızdaki teyzeler "Günah günah perdeyi örtün "diyerek bizi azarlar, Biz bir süre perdeyi kapatır,sonra yine hafif aralayarak kadınlara sıra gelene kadar, tüm seramoniyi izlerdik.. Çocuktuk işte.. Tüm zevkimiz buydu..
    Erkekler bitip,sıra kadınlara geldiği zaman ilk ön sıralara girmek içindi belki bunca takip. Herkesten önce aşağıya inmeye çalışır yine de ön sıraları kapamazdık.. Onca kadın ne ara inerdi de ne ara yığılırdı? Biz çocuk olduğumuz için de bize öncelik verilmezdi çoğu zaman. Şimdiki çocuklar ne kadar kıymetli olduklarının farkında değiller.. 😑
    Uzun bir bekleyiş sonrası sıra bana geldiğinde o küçük cam fanusu öpüp başıma koyarken yaşadığım duygu yoğunluğunu nasıl tarif edebilirim? Misk kokardı ve nasıl olur da o mübarek Sakal bu güne kadar kalırdı? Belki Peygamber Efendimizin Ruhaniyeti orada ve bizi izliyor, bize tebessüm ediyor olabilirdi... Veya Yerler gökler meleklerle dolmuş bizim o An'ımıza şahitlik ediyor ve Rasulallah'a tek tek bildiriyor olabilirlerdi.. Ben neden ağlardım her seferinde.. Neden bambaşka bir alemde hissederdim kendimi? Çocuk aklım kesmiyor... 💟
    Uzun zamandır teravihe gidemiyorum... Bazen pencereden giden ve dönen cemaati izliyorum.. Çocukluğum kokuyor burnuma,ortaokul ve lise çağlarım... Ve her Kadir Gecesi içime akan bu anılar... Kimbilir belki kızım o kadar büyüyünce ben de kızımla gidebilirim teravihe..
      Ve bugün her zaman bulunmaz bir geceye denk geldi elhamdülillah. Hem cuma hem Kadir.. Hem yeni bir ay başlangıcı.. Sil baştan başlamak için muhteşem bir fırsat.. Rabbim bizleri ne çok seviyorsun ki bizlere bağışlanmak ve yeniden iyi bir insan olmaya başlamak için bu kadar çok sebep veriyorsun...
    İnşallah bu mübarek geceyi tam idrak edebiliriz ve inşallah biz de çocuklarımıza unutamayacakları güzel hatıralar bırakabiliriz..
    Herkesin Kadir Gecesini tebrik eder, Rabbim'den hepimizin gönlündeki en ince ve en gizli köşelerdeki dileklerinin dahi kabul olunmasını dilerim...
     Gecemiz hayırla dolsun...

#küçükyazılarım


01.07.2016




Hiç yorum yok: